Hayal Perdesinin Gözünden
Türk Sineması Araştırmaları
23.08.2010 Ölümsüz İntikamım Acı Olacak Celil Civan

Fransız mafyasının önde gelen isimlerinden Charles Mattei (Jean Reno), birkaç yıl önce “pis işler” yapmaktan vazgeçerek, ailesiyle sessiz ve sakin bir hayat sürmeye karar verir. Ancak bir gün otoparkta bir grup maskeli adamın saldırısına uğrar. Yirmi iki kurşun yese de ölmeyen Mattei, eski kanlı işlerine bulaşmamak için başlangıçta intikam almak istemez. Fakat karşı taraf en yakın adamı Kerim’i öldürüp kan akıtmaya devam edince Mattei’nin elini tekrar kana bulamaktan başka çaresi kalmaz.

Richard Berry’nin Ölümsüz (L’Immortel, 2010) isimli filmi, bir intikam hikâyesi üzerinden Mattei’nin iç hesaplaşmasını ve değişen mafya kurallarını anlatır. Hastanede komada yatarken eski günlerini hatırlayan Mattei, “dökülen kan kurumaz” cümlesini tekrar edip durur. Mafyaya girdikten sonra ölmeden çıkmak mümkün değildir. Kan akmaya devam eder ve filmin de gösterdiği gibi kanı durdurmaya yönelik her hamle paradoksal bir biçimde daha çok kanın akmasına sebep olur.
 
Mafyadan “emekli” olan Mattei “uyuşturucu satmamak, aileye saldırmamak, polis öldürmemek” gibi kuralları benimseyen eskimiş bir geleneğin temsilcisidir. Kendisine saldıran tarafın eylemlerine baktığımızda Mattei’nin sadece sakin bir hayat sürmek için değil, mafyanın değişen dünyasına ayak uyduramadığı için de emekli olduğu anlaşılır. İntikam alma yöntemi bile eski geleneklere uygundur: Kendisine saldıranları toplu halde ele geçirmesine rağmen onları önce uyarır ve af dilemelerini ister. Katiller bunu yapmayınca da hepsini tek tek yakalayıp öldürür.
 
Kendisini öldürmek isteyen en yakın arkadaşı ve ortağı Zacchia’yla karşı karşıya geldiği zaman aralarında geçen konuşma, mafyadaki değişimi de gösterir: Zacchia, kurallara uysun uymasın kirli işler yapan bir kimsenin kendisini temize çıkaramayacağını düşünür. Ona göre bu tür bir mazeret anlamsız ve safçadır. Kurallar olsun olmasın suç işleyen bir kimse suçludur ve elleri kan içindedir. Madem kurallar kişiyi temizlemez öyleyse onlara uymanın ne anlamı vardır?
 
Oysa Mattei, ailesine ve yakın çevresine zarar veren düşmanıyla karşılaştığında bile duygusal davranır. Zacchia en yakın arkadaşı ve “kardeşi”dir, dolayısıyla onu bir türlü öldüremez. Zacchia ise her türlü kuraldan azade bir biçimde çıkarları için her şeyi yapmaya hazır yeni bir mafya tipidir. Zacchia’nın Mattei’ye saldırmasının altında simgesel bir baba katli de vardır öyleyse: Yasayı temsil eden Mattei ölürse kurallar da ölür ve her şey mubah hale gelir.
 
Richard Berry, Yeşilçam ve dünya sinemasında da bolca örneği olan bir intikam hikâyesiyle birlikte mafya üzerinden kural tanımaz, her şeyi mubah gören, hırs ve saldırganlıkla dolu yeni bir dünyayı anlatır. Mafyanın anlatılması sadece şiddetin daha görülür hale gelmesine yardımcı olur. Filmdeki mafya yerine iş, medya veya sanat dünyasını koyarsak değişen tek şey akıtılan kanın miktarı olacaktır. Filmde yüzeysel kalan polisin hikâyesi de biraz kurcalansa aynı çirkinliğin orada da görüleceğini söylemeye bile gerek yok. 

Filmin son sekansında intikamını alan ve polis soruşturmasından kurtulan Mattei, sevdikleriyle birlikte kumsalda yürür. Artık tehlikeden kurtulduğunu, geçmişi geride bıraktığını düşünürüz. Oysa kamera arkalarından onları takip ederken Mattei birden bire geriye döner ve şüpheyle arkasına bakar. Peşimize kimin ve neyin düşeceğini de bilemeyiz. Düşmanlar bir süre için köşelerine çekilmiş olsa da geçmiş arkamızdan gelmeyi sürdürür. Zira “akıtılan kan kurumaz”.

YORUM YAZ:
Ad Soyad:
Yorumunuz:
Kalan: (Sadece 600 karekter olabilir)
ARKADAŞINA GÖNDER:
Ad Soyad:
Email Adresiniz:
Arkadaş(lar)ınızın Email Adresi:

birden fazla email adresi yazacaksanız boşluk ile ayırmalısınız.
NOTUNUZ:
Bilim ve Sanat VakfıKüre YayınlarıKlasik Yayınlarıİstanbul Şehir Üniversitesi
Hayal Perdesi © 2010 - [email protected] Yayımlanan malzemenin bütün hakları Hayal Perdesi’ne aittir. Kaynak göstererek alıntılanabilir. Yazıların sorumluluğu yazarlarına, reklamların sorumluluğu ilan sahiplerine aittir..